Hamileliğin ilk ayları ne kadar garipmiş. Bu güne kadar hep karnı kocamanken gördüm hamileleri, hep en zor zamanlar o vakitler sanırdım. Ama öyle değilmiş, hamileliğin ilk zamanları da son zamanları gibi tehlikeli ve zormuş. İlk 3 ay öyle daha karın şişmemiş ben yürüyeyim, şunu yiyeyim, bunu içeyim yokmuş. Sonra bünye alışınca 3 ay ile 6 ay arası biraz daha rahat olacakmış ama başlarda da tehlikeli durumlar varmış. Bu aralar Şehnaz’ın midesi çok bulanıyor, bazen kusuyor. Çok sevdiği şeylerden nefret ediyor, bazı kokular artık ona dayanılmaz geliyor. Ve uyku süresi de artmaya başladı. Hal böyleyken, hem rahat etmesi, öğlen biraz uyuyabilmesi, yorulmaması ve stres yapmaması için onu iş ortamından uzak tutmaya çalışıyorum. Ama bir ofiste sadece iki kişi varsa ve bunlardan biri anne biri baba olacaksa, insanın bütün iş hayatı da değişiyor. Şehnaz bu aralar işe her gün gelmiyor, gelse bile öğlen geliyor, akşam erken dönüyor falan. Ve ben ofiste tek başıma zaten 5 kişilik görev yaparken artık 10 kişilik görev yapmaya başladım. Haliyle herşeye yetişemiyorum. Mutlaka bir kaç eleman işe almalıyım. Bu aralar çeşitli yerlerden, pazarlamacı ve tasarımcı ilanları verdim. Bursa’da işi öğrenen herkes İstanbul’a kaçtığı için burada işini iyi bilen kişi bulmak çok zor. Olanların ya konumu iyi çalıştıkları yerden ayrılmak istemiyorlar ya da beni aşacak maaşlar istiyorlar. Tamam hak ediyorlar ama henüz o kadar büyümedik. Projelerimiz son hız devam ediyor, yeni projelerin geliştirilmesi devam ediyor. Tek başıma kaldığım için iş planı biraz aksamalara başladı ama en azından bir pazarlamacı bulursam çok iyi olacak. Şimdi ben sadece o minik kalp sesi için çalışıyorum gece gündüz.

Bir Cevap Yazın